Kendinden gelen

Selamlar. Umarım iyisinizdir ve daha iyi olursunuz.

Merak eder misiniz, bilmiyorum ama; ben de iyi olmaya çalışıyorum. Hayat bazen gerçekten gelgitli oluyor ve duygularımız da hayatın gelgitlerine uyum sağlamaya çalışırken karışabiliyor.

Yine de gerçek anlamda ''iyi hissetmenin'' çoğunlukla kişinin kendi iç dünyasına bağlı olduğuna inananlardanım.
(Eğer blog yazılarımı ardı ardına okuyorsanız, muhtemelen genelde aynı kelimeleri kullandığımı fark edebilirsiniz. Sanırım kelime haznemi geliştirmem gerekiyor. Şimdilik özür dilerim.)

İyi hissetmek, demişken kendi iyileşme sürecime biraz daha değinmek istiyorum bu hafta. Daha önceki yazılarımda OKB'si olan bir birey olduğumu anlatmıştım. Bundan 2-3 yıl kadar öncesine kadar, zihnimdeki takıntı, vesvese ve rahatsız edici düşüncelerin, içime girip beni ele geçirmiş yabancı bir varlık tarafından yapıldığına inanıyordum. Hani şu ''paranormal arkadaşlar''...

Eve bir kaç kez gelip beni okumuş olan hocanın verdiği tedaviye ''içimdeki şey beni tutuyor'' düşüncesiyle uyamayıp gittikçe bozulan psikolojimle kendimi çaresizlik kuyusuna düşer halde görünce, -herhalde karanlıktan korktuğum için- kuyudan yukarı tırmanmama yardımcı olabilecek taş çıkıntısı, halat falan aradım kendimce. Yani, o zaman için ''hiç bir işe yaramaz'' gözüyle bakıp inanmaktan geri durduğum psikolojiye yönelmeye karar vererek; evin yakınındaki kitapçıdan psikoloji kitabı almaya gittim.

O gün eve Louise Hay'in ''Düşünce Gücüyle Tedavi'' kitabı ile dönmüştüm. İyi ki nasip olmuş, hayatımın en güzel dönüm noktalarından birisi oldu. Ben dışarıda bir umut ışığı ararken, bana kendi içimdeki aydınlığı görmeme yardımcı olan bu kitap için de şükürler olsun. Geç haberim oldu, ama bu dünyadan bir Louise Hay geçmiş.

Geçen hafta ise, bir süredir psikoloğumla seanslar yapıyor ve insanlarla eskisine nazaran daha çok sosyalleşebiliyor olsam da, içimde büyük bir boşluk hissettim; kendimle aramdaki bağlantı zayıflamış, kendimden uzaklaşmışım, ruhumun sesi kısılmış ve kendimde yalnızlaşmışım gibi bir boşluk...

Önceden Düşünce Gücüyle Tedavi kitabında olduğu gibi bir etki bekleyerek, bana içimdeki ışığı görmeme, sesi duymama yardım edecek yol gösterici bir kitap bulmak ümidiyle yine kitapçıya gittim geçen hafta. Yine ''iyi ki'' dediğim bir kitapla döndüm eve: Alexander Winterman'in ''Kendini İyi Hisset'' kitabı.

Başkaları ilham olur, yaşanan olay bir öğretiye dönüşür. Ben sizlere de iyi gelebilmesi ümidiyle burada paylaşım yapıyorum. Ama yine de siz, lütfen; asıl şifanın kendi içinizde olduğunu unutmayın. Kitapta da geçtiği gibi:
''İnsanlar hep mutluluk vereni ararlar. Oysa insan hem huzur vericidir hem de alıcıdır. Hep başkalarının sizi mutlu etmesini beklerseniz asla mutlu olamazsınız. Mutlu bir insansanız zaten o huzuru çevrenize de yayarsınız.'' (KENDİNİ İYİ HİSSET, sayfa: 24)

Okuduğunuz için teşekkür ederim. Hayat size iyi baksın. İyi günler, iyi ömürler dilerim...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bilmediğimin İçinden Bildiğim

Delirmekle Akıllanmak Arası...