sizlik-bizlik çare


Selam! Yine ben geldim. Umarım hepiniz iyisinizdir ve daha iyi olursunuz.

Bu hafta da içimden geçenlerden yazıya döktüklerimle ya da dökeceklerimle gözlerinizin önündeyim.

Bahsetmek istediğim konular bir yerde düğüm oluyor sanki. Hani, konular ardı ardına dizilmiş de ''abla biz gelmeyelim'' diye itiraz edenler, arka taraftaki gelmek isteyenler tarafından sıkıştırılıyor gibi hissediyorum. İnsanın hiç bir zaman çaresiz olduğuna inanmak istemiyorum. İlla ki bir yolu bulunur, demek istiyorum.

Fakat bu yazıyı okuyan okumayan her hangi bir kişinin ne yaşadığını ya da ne hissettiğini bilmeden de kesin konuşamam. Sanırım şu an sadece, bu konuda yalnız olmadığımızı söyleyebilirim. Hepimiz zaman zaman sıkışmış, çaresiz hissedebiliriz. Her şey üst üste geliyor gibi gözükür. Sanki bir dağ ayaklanmış da üzerimize koşuyor gibi...

Ama koşan bir süre sonra yoruluyor. Gece sabaha kavuşmuyor mu? Nefes aldıktan sonra verişimiz gibi her şey zamanı gelince değişime uğramıyor mu?

Bilmiyorum. Bazı yorgunluklar öyle bir biniyor ki insanın tepesine, cevabını bildiği soruları topyekun cevapsız bırakıyor. Yine de pozitif düşünmek ya da iyiye inanmak, veya belki kendimizce sahip olduğumuz inancımıza sarılmak küçük de olsa bir umut, bir çare olabilir diye düşünüyorum.

Her ne olmuşsa, kendi içimizdeki ışığın parıldayışıyla aydınlanacak günlerimizi bekliyorum. Belki yarın, belki yarından da yakın. Ama illa ki, yakın. İnanç + sevgi + şükür üçlüsüyle huzuru ruhumuza davet etmeyi amaçlıyor ve sizleri de güzel temennilere davet ediyorum.

Hepimize kolaylıklar diliyorum. Şükür ve sevgi ile zorlukların üstesinden gelip daha büyük bir şükre ulaşmamızı umuyorum. Her türlü yorgunluğun, en kısa zamanda kendi umudu olan dinginlik ve dinlenmeye kavuşmasını ümit ediyorum. Hepimiz için kolaylıklarla huzur, mutluluk, bereket diliyorum.

Hayat size iyi baksın. İyi günler, iyi ömürler dilerim...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bilmediğimin İçinden Bildiğim

Kendinden gelen

Delirmekle Akıllanmak Arası...